Biliyorum hiç sırası değil, hiç zamanı değil biliyorum.. ama artık istemiyorum.
İstemiyorum beni içine çeken kelimeleri..
Meğer ne kadar önemliymiş ağlayabilmek..
Allah'ım ne olur gözyaşlarımı geri ver..
Bir yerde okumuştum, gözyaşının duanın kabulüne işaret olduğunu..
Ben bir damlaya çok muhtacım ve bunun için tam olaral nereye nasıl müracaat etmem gerekiyor bilmiyorum..
Sanki taşa dönüyor içim günden güne.
Şükür değil asla, şükür değil.. şükür çoğaltır biliyorum ve ben bu halin çoğalmasını istemiyorum..
Gerçi o belki biraz beni rahat bıraksınlar diye de olabilir, çünkü kimseyle konuşmak ya da anlatmak da gelmiyor içimden.
E tabi kolay da yorulmadık reisler, tertemiz yorulduk. Boğazımız düğüm düğüm ama ağlayamıyoruz öyle bir yorulmak..için için..
Eski fotoğraflarıma baktım az önce, 'ne güzel gülüyormuşum' dedim 'vay be' gözümün içiyle, burnumun ucuyla, yüzümün kırışmasıyla bütünmüş gülüşlerim..
Her şey bir gece başladı aslında. Sanki herkesin kalbi damarlarla bağlıymış da benim kalbim pamuk ipkikleriyle bağlanmış bedenime gibi hissettiğim bir geceydi. Ama bağlamaktan da iflahım kesilmiş gibiydi aslında. Öyle ortada hiçbir şey yokken değil, benim damarlarımı sonradan pamuk iplikleriyle değiştirmişler gibi.. var mı böyle bir uygulama? Orgam nakli mi bu?
Allah'ım ne olur, her şeyimi aldılar benden; merhametimi dövdüler, sevme kabiliyetimi aldılar, affedebilme yetimi ezdiler.. ama ne olur izin verme gözyaşlarımın da gitmesine.. almasınlar onları benden ne olur Allah'ım..
Bu yazı burada bitti, çünkü gözümden 2 damla yaş düştü..






